Şarbon taşıdığı iddia edilen gemiden haber var!

Büyükbaş hayvan taşımacılığında kullanılan Panama bandıralı Rahmeh adlı gemi iki haftadır Türkiye’nin gündeminde.
Hayvan Hakları Federasyonu’nun (HAYTAP) sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda gemide şarbonlu hayvanların bulunduğunu iddia ederek, “Mersin, İzmir ve Bandırma üzerinden yüklerini dağıtarak İstanbul’a kadar geldiğini tahmin ediyoruz. Şarbon hastalığı göz yumularak yayılmakta, hiçbir yetkili için de soruşturma açılmamaktadır” denildi.

İstanbul’da Ahırkapı açıklarında 20 gün kadar bekledikten sonra 6 Eylül 2018’de Marmara’ya açılan gemi için aynı gün Tarım ve Orman Bakanlığı “İspanya’ya doğru hareket edecek” açıklamasında bulundu. Akdeniz açıklarında birkaç gün dolaşan gemi ardından Çeşme’ye geçti. Burada da bir gün kala gemi Beyrut’a doğru yola çıktı. Şarbon ile ilgili iddialar ve gizemli trafiğiyle ilgili olarak SÖZCÜ, geçtiğimiz cuma günü Rahmeh’in Türkiye acentesi ile temasa geçti. Bugün şirketin vekili Avukat Meltem Cırık Nurdoğdu sorularıma cevap verdi.

HAYVANLAR NEREDE?

Et ve Süt Kurumu’nun siparişi üzerine Brezilya’dan Rahmeh adlı gemi ile 4 bin 500 civarında hayvan getirildiğini ifade eden Nurdoğdu, “Veteriner Sınır Kontrol Noktası Müdürlüğü tarafından hayvanların muayene ve kontrolleri yapılmış; klinik olarak herhangi bir hastalık belirtisinin olmaması nedeni ile tahliye işlemlerinin başlamasına izin verilmiştir. Büyükbaş hayvanlar,18 Ağustos 2018 tarihinde Bandırma Limanı’nda gemiden tahliye edilmiştir. Et Süt Kurumu Genel Müdürlüğü Muayene ve Komisyonunca da bu durum tespit edilmiştir. Bahsi geçen hayvanların gemiye yüklenmesinden önce tüm sağlık kontrolleri ve aşıları yaptırılmış olup hiçbir risk taşımadığı açıktır. Gemi hastalıklı hayvan taşımamış; hastalıklı hayvan tahliye etmemiş; boş olarak Bandırma Limanı’ndan ayrılmıştır” dedi.

GEMİ NEDEN İSTANBUL’DA 20 GÜN BEKLEDİ?

Bandırma Limanı’ndaki tahliye işlemlerinin bitmesinden sonra 19 Ağustos 2018 tarihinde geminin Cebelitarık Limanı’na gitmesi için çıkış izni verildiğini kaydeden Av. Meltem Cırık Nurdoğdu, Rahmeh’in yeni sefere hazırlık çalışmaları çerçevesinde yakıt alma, tayfa değişikliğini sağlamak için 20 Ağustos 2018 tarihinde İstanbul Ahırkapı açıklarına demirlediğini kaydetti.

Nurdoğdu, “Ancak Kurban Bayramı’nın uzun olmasının da etkisiyle ikmallerin tamamlanması tahmin edilen tarihte gerçekleştirilememiştir. Bu sırada gündeme düşen asılsız haberler nedeni ile söz konusu gemi haberlerin odak noktası olmuş, bazı topluluklar tarafından hedef haline getirilmiştir. Daha fazla yanlış haberlere mahal vermemek adına armatörün de talimatı ile gemi Ahırkapı’dan ikmallerini tamamlayamadan ayrılmak zorunda kalmıştır” diye konuştu.

Şarbon iddiaları nedeniyle geminin Çanakkale Boğazı’nda yaklaşık 12 saat bekletildiğini kaydeden Nurdoğdu, “Sözde şarbon tehlikesi, gemide canlı hayvanların bulunduğu gibi yanlış bilgilerden dolayı pilot gemiye çıkmak istememiş, saatler geçtikten sonra pilot ikna edilerek gemiye çıkışı sağlanmış ve geminin geçişine izin verilmiştir” bilgisini verdi.

NİÇİN ÇEŞME’YE GİTTİ?

Geminin Akdeniz’e seyri esnasında sahip değişikliği olma ihtimalinin gündeme geldiğini kaydeden Nurdoğdu, talip olan şirket yetkilisinin gemiyi incelemesi ve yedek parça temini için herhangi bir yük veya hayvan olmadan Çeşme açıklarına demir atıldığını belirtti.

Akıllarda herhangi bir soru işaretinin kalmaması için çağırılan Sahil Sağlık Denetleme Merkezi doktorunun hava muhalefeti sebebiyle gemiye çıkamadığını kaydeden Nurdoğdu, “Gerçek dışı haberlerin çoğalması nedeniyle armatörün talimatı ile gemi ikmali dahi sağlanamadan Çeşme’den ayrılmak durumunda kalmıştır” diye konuştu.

BEYRUT DA İSTEMEDİ, AKDENİZ AÇIKLARINDA BEKLİYOR

Hedef haline gelen geminin Türkiye kara sularında vakit kaybedilmesinden dolayı Beyrut Limanı’na yönlendirildiğini söyleyen Avukat Meltem Cırık Nurdoğdu, “Ancak maalesef ki asılsız haberler Beyrut’a da sirayet etmiş ve oradan da olumlu bir sonuç alınamamıştır. Şu an için gemi ikmallerini tamamlayıp sefere çıkmak için hala Akdeniz’de beklemektedir” bilgisini verdi.

Geminin sahibi Hijazi & Ghosheh Group’un Türkiye‟de uzun yıllardan beri faaliyet gösteren bir şirket olduğunu kaydeden Nurdoğdu, “Türkiye’ye karşı güven duygusu zedelenmiş olup bu durumun en kısa zamanda düzeltilmesi gerekmektedir” dedi.

Leave Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir